SAADET PARTİSİ ANTALYA MİLLETVEKİLİ ŞERAFETTİN KILIÇ: “ÜRETİCİ DAHA ÇOK ÜRETTİKÇE DAHA FAZLA KAYBEDİYOR”

TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol Grubu tarafından, 2026 yılı tarımsal üretiminde ürünlerin maliyetin altında alıcı bulması, Toprak Mahsulleri Ofisi ile tarla arasındaki fiyat farkının araştırılması ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir bir sistem oluşturulması amacıyla verilen Meclis Araştırması önergesi görüşüldü. Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç’ın gerekçelerini açıkladığı önerge, yapılan oylamada AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önerge metninde buğday, fındık, kayısı ile yaş meyve ve sebzede yaşanan maliyet ve fiyat krizine ilişkin veriler de paylaşıldı.

Tem 30, 2026 - 22:30
 0  0
SAADET PARTİSİ ANTALYA MİLLETVEKİLİ ŞERAFETTİN KILIÇ: “ÜRETİCİ DAHA ÇOK ÜRETTİKÇE DAHA FAZLA KAYBEDİYOR”

TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol Grubu tarafından, 2026 yılı tarımsal üretiminde ürünlerin maliyetin altında alıcı bulmasının, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile tarla arasındaki fiyat uçurumunun incelenmesi ve üreticiyi koruyan sürdürülebilir bir sistemin kurulması amacıyla Meclis Araştırması önergesi sunuldu. Önergenin gerekçesini Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç açıkladı. Yapılan görüşmelerin ardından önerge, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

“Sorun İklimde Değil, Tarımı Yöneten Anlayıştadır”

Genel Kurul’da konuşan Şerafettin Kılıç, yüksek rekoltenin üreticiye kazanç yerine zarar getirdiğini belirterek, “Bir ülkede çiftçi bereketli bir hasat döneminde bile endişe duyuyorsa, orada sorun ne iklimdedir ne de üreticidedir; sorun, tarımı yöneten anlayıştadır.” dedi.

Kılıç, “Normal şartlarda yüksek rekolte; üretimin artması, üreticinin daha fazla kazanması, tüketicinin daha uygun fiyatla gıdaya ulaşması ve ülke ekonomisinin güçlenmesi anlamına gelir. Ne yazık ki bugün Türkiye’de bunun tam tersini yaşıyoruz. Bolluk bereket getirmiyor; zarar getiriyor. Üretici daha çok ürettikçe daha fazla kaybediyor. Bugün çiftçimizin karşı karşıya olduğu en büyük sorun kuraklık değil; plansızlıktır. En büyük tehdidi doğal afetler değil, öngörülemeyen piyasa şartları oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Üretici Ürününü Toplarsa Zarar Ediyor, Toplamazsa Emeğini Dalında Bırakıyor”

Tarım sektöründe artan maliyetlere dikkat çeken Kılıç, “Kirazda, vişnede, kayısıda ve diğer birçok üründe yüksek rekolteye rağmen pazar dengesi kurulamadığı için üretici ürününü değerinde satamamaktadır. Günlük tarım işçiliği maliyetlerinin 1.500 liraya ulaştığı bir dönemde bahçede oluşan fiyatlar çoğu zaman hasat masrafını bile karşılamamaktadır. Üretici, ürününü toplarsa zarar ediyor, toplamazsa emeğini dalında bırakıyor.” dedi.

Kılıç ayrıca, “Kota uygulamaları, randevu sorunları, depo kapasitesindeki yetersizlikler ve çeşitli kalite kesintileri nedeniyle çiftçilerimiz ürünlerini TMO’ya teslim edememekte, acil nakit ihtiyacı sebebiyle buğdayını çok daha düşük fiyatlarla tüccara satmak zorunda kalmaktadır. Devletin piyasayı düzenlemek için kurduğu mekanizmalar üreticiyi koruyamıyorsa, burada bireysel değil, yapısal bir sorun vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Önergede Tarımsal Krize İlişkin Veriler Paylaşıldı

Araştırma önergesinin gerekçesinde, TMO’nun 2 Haziran 2026’da ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına 16 bin 500 lira olarak açıklamasına rağmen, kota, randevu ve depo kapasitesi sorunları nedeniyle üreticilerin ürünlerini yaklaşık 12,5 TL/kg seviyesinde tüccara satmak zorunda kaldığı belirtildi.

Önergede ayrıca, 2026 sezonunda fındık üretim maliyetinin kilogram başına 243 TL’ye yükseldiği, serbest piyasada ise fiyatın yaklaşık 220 TL seviyesinde kaldığı, üretici örgütlerinin TMO taban fiyatının en az 350 TL/kg olması gerektiğini dile getirdiği ifade edildi.

Malatya kuru kayısısında üretim maliyetinin 350 TL/kg, tarla alım fiyatının ise 225-230 TL/kg seviyesinde bulunduğu belirtilen gerekçede, üreticinin kilogram başına yaklaşık 120 TL zarar ettiği, aynı ürünün market raflarında 600 TL ve üzeri fiyatlarla tüketiciye ulaştığı aktarıldı. Yaş meyve ve sebze üreticilerinin ise günlük 1.500 TL’ye ulaşan işçilik giderleri nedeniyle hasat ve bakım maliyetlerini karşılamakta zorlandığı kaydedildi.

Sürdürülebilir Tarım Modeli Çağrısı

Yeni Yol Grubu’nun önergesinde; havza bazlı üretim planlamasının bilimsel esaslarla uygulanması, soğuk hava depoları ve işleme tesislerinin rekolteye uygun şekilde planlanması, kooperatiflerin pazarlamadaki rolünün güçlendirilmesi ve TMO başta olmak üzere kamu kurumlarının piyasayı üretici lehine daha etkin düzenlemesi gerektiği ifade edildi. Tarımsal krizin nedenlerinin araştırılması ve üreticiyi koruyacak destekleme modellerinin geliştirilmesi amacıyla komisyon kurulması talebi ise Genel Kurul oylamasında kabul edilmedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0