İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Türkiye sahipsiz değil, Türk Milleti yalnız değil”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aksaray mitinginde 19 Eylül Gaziler Günü’nden terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına, ekonomi ve tarımdan eğitim, dış politika, Meclis ve seçim sistemine kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, konuşmasının merkezine Cumhuriyet, milli egemenlik ve seçmenin iradesi vurgusunu yerleştirdi.

Eyl 19, 2026 - 17:24
 0  0
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Türkiye sahipsiz değil, Türk Milleti yalnız değil”


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aksaray’da düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Tandoğan ve Balıkesir’de gerçekleştirilen buluşmaların ardından Aksaray’a geldiklerini belirten Dervişoğlu, konuşmasında 19 Eylül Gaziler Günü, terörle mücadele, Cumhuriyet, milli egemenlik, ekonomi, tarım, eğitim, dış politika ve seçmen iradesi başlıklarına geniş yer ayırdı.

Konuşmasına 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla gazileri anarak başlayan Dervişoğlu, “Vatan için, millet için gözünü budaktan esirgemeyen gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyor, sevdaları ve kahramanlıkları önünde saygıyla eğiliyorum. Tüm şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Aksaray’ın tarihî ve kültürel kimliğine de değinen Dervişoğlu, Somuncu Baba, Yunus Emre ve Tapduk Emre’yi anarak çiftçilere, kamyon ve tır şoförlerine, sanayi çalışanlarına, esnafa, emeklilere ve gençlere seslendi. Dervişoğlu, Yunus Emre’nin “Bizi bilmeyen ne bilsin, bilenlere selam olsun.” sözünü aktardı.

“TÜRKİYE SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

Tandoğan ve Balıkesir’de yapılan mitingleri hatırlatan Dervişoğlu, Aksaray buluşmasının da aynı siyasi çizginin devamı olduğunu söyledi. Dervişoğlu, “Çünkü sözümüz bitmedi. Çünkü derdimiz bitmedi. Çünkü ihanet süreci bitmedi. Ve biz, ihaneti parçalayana, gafleti mağlup edene, bu millete kendi kudretini yeniden hatırlatana kadar durmayacağız.” dedi.

Dervişoğlu, “Bilinsin ki Türkiye sahipsiz değildir. Türk Milleti yalnız değildir.” sözleriyle konuşmasını sürdürerek Cumhuriyet’in millet iradesine dayandığını vurguladı.

ÇÖZÜM SÜRECİ VE TERÖRLE MÜCADELE ÜZERİNDEN İKTİDARA ELEŞTİRİ

Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına ayıran Dervişoğlu, iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmaları hedef alan Dervişoğlu, “Bu kadar yalanla yaşanmaz. Bir millet yıllarca yalanla yönetilemez.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin milli ve üniter yapısının tartışmaya açılamayacağını söyleyen Dervişoğlu, “Türkiye’yi Türksüzleştirmeyeceğiz. Türk vatanını böldürmeyeceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız.” dedi.

Dervişoğlu, İmralı’ya ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları da konuşmasının gündemine taşıdı. Öcalan için konut veya özel bir alan hazırlandığı yönündeki iddialara değinen Dervişoğlu, “Milletin derdi metrekaresi değil. Millet şunu soruyor: Yahu siz ne yapıyorsunuz? Dün bu memleketin çocuklarının katili dediğiniz adamı bugün nereye hazırlıyorsunuz?” diye konuştu.

Gazilerin hakları konusunda TBMM’de girişimlerde bulunduklarını söyleyen Dervişoğlu, “Devlet, katile gösterdiği ihtimamla değil, kendisi için canını ortaya koyan evladına gösterdiği vefayla devlettir.” ifadesini kullandı.

Dervişoğlu, söz konusu tartışmalara ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu savunarak, “Biz, ‘ihanetin zaman aşımı yoktur’ deyince de hop oturup hop kalkıyorsunuz. İstediğinizi hücrede, dilediğinizi de villada yatırma yetkisini kimden alıyorsunuz?” dedi.

“CUMHURİYET SARAYLARIN DEĞİL, MİLLETİN ESERİDİR”

Cumhuriyet ve vatandaşlık hakları üzerinde duran Dervişoğlu, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Cumhuriyet her şeyden önce senin kul, tebaa, maraba olmama hakkındır. Cumhuriyet budur. Hiç kimsenin kulu olmamaktır.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların kamu hizmetlerinden yararlanmak için siyasi parti yöneticilerinin veya bürokratların desteğine ihtiyaç duymaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Makam, adamı büyük yapmaz. Saray, adamı devlet yapmaz. Makam dediğin emanettir. Devlet dediğin de milletindir.” diye konuştu.

MECLİS, SEÇİM VE MİLLİ İRADE VURGUSU

Dervişoğlu, konuşmasında seçim sistemi, siyasi parti değiştiren milletvekilleri ve yargı süreçleri üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin siyasi sisteminin seçmenin iktidarı değiştirme hakkını koruması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Seçme hürriyetimiz giderse, değiştirme kudretimiz giderse, itiraz hakkımız giderse, sonra çok geç olur.” dedi.

TBMM’nin gücünün millet iradesinden kaynaklandığını kaydeden Dervişoğlu, “Mesele Meclis’in binası değildir. Mesele, o Meclis’te kimin çoğunluk olacağıdır.” ifadelerini kullandı.

Seçmenlere sandık üzerinden seslenen Dervişoğlu, “En büyük güç millettir.” dedi. Dervişoğlu, elindeki zarfı göstererek, “O sandık gelecek, mühür vurulacak ve bu zarflar o sandığa girecek. Bu zarfa iradeni koyacak, raconu sen keseceksin. Bugünkü iktidarı getirmesini bilen millet, götürmesini de bilir.” ifadelerini kullandı.

AKSARAY’DA ÇİFTÇİ, ÜRETİCİ VE SANAYİ GÜNDEMİ

Aksaray ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, kentin tarım, hayvancılık, sanayi ve taşımacılıktaki üretim kapasitesine dikkat çekti.

Dervişoğlu, “Sen üretiyorsun. Buğdayını ekiyorsun. Pancarını ekiyorsun. Hayvanını besliyorsun. Sanayide çalışıyorsun. Direksiyon başına geçip Türkiye’nin yükünü taşıyorsun.” dedi.

Üreticilerin gelir ve borç sorunlarını gündeme taşıyan Dervişoğlu, “Peki üreten niye kazanamıyor? Üreten niye borçlu? Çiftçi niye toprağından vazgeçiyor? Üretici ucuza satarken vatandaş neden pahalıya yiyor?” sorularını yöneltti.

BORSA VE KÜÇÜK YATIRIMCI AÇIKLAMASI

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini borsa üzerinden sürdüren Dervişoğlu, küçük yatırımcıların zarar gördüğünü savundu. Manipülasyon iddialarının araştırılması için TBMM’de önergeler verdiklerini söyleyen Dervişoğlu, bu girişimlerin reddedildiğini belirtti.

Dervişoğlu, “İnsanlar evladının geleceğini, üç kuruş birikimini, yılların emeğini yatırmış.” diyerek sermaye piyasalarında denetim ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.

“GENÇ AİLE KURAMIYOR, GELECEK KURAMIYOR”

Aile politikaları ve gençlerin ekonomik şartlarına da değinen Dervişoğlu, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve suç örgütleriyle mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Kalan genç aile kuramıyor. Ev kuramıyor. Gelecek kuramıyor.” diyerek aile politikalarının ekonomik ve sosyal şartlardan bağımsız ele alınamayacağını savundu.

Dervişoğlu, “Aile, ana babaların evladının yarınından korkmadığı memlekette korunur. Genç iş bulabiliyorsa korunur. Emeğin karşılığı alınabilirse korunur. Uyuşturucu satıcısı okul kapısına yaklaşamıyorsa korunur.” ifadelerini kullandı.

EĞİTİMDE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN ŞARTLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Yeni eğitim öğretim yılı üzerinden eğitim politikalarını değerlendiren Dervişoğlu, öğrencilerin başarılarının yanında öğretmenlerin ve ailelerin ekonomik şartlarının da konuşulması gerektiğini belirtti.

Dervişoğlu, “Evlatlarımızda yetenek var. Çalışkanlık var. Eksiklik çocukta değil. Eksiklik, o çocuğa memleketinde insanca yaşayacağı düzeni kuramayan siyasettedir.” dedi.

Gençlerin Türkiye’de kalabilecekleri ekonomik ve sosyal şartların oluşturulmasını isteyen Dervişoğlu, “Dilerim ki o pırıl pırıl, başarılı, potansiyelli gençlerimiz memleketinde kalır. İnsanca yaşar. Emeğinin karşılığını alır. Kendi ülkesinden kaçmayı kurtuluş zannetmez.” ifadelerini kullandı.

EKONOMİ POLİTİKALARINA “DOKUZ YIL” ELEŞTİRİSİ

Türkiye’de ekonomik sorunların uzun süredir devam ettiğini savunan Dervişoğlu, geçmiş ekonomik krizlerle karşılaştırmalar yaptı. “Hangi zamanda, hangi iktidar döneminde bir kriz dokuz sene sürdü?” diye soran Dervişoğlu, bölgesel savaşların ekonomik sorunların tek açıklaması olamayacağını öne sürdü.

Dervişoğlu, “Yoksul ol. Borçlu ol. Kork. Başını eğ. Ve sus. İstedikleri insan tipi budur.” sözleriyle iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

DIŞ POLİTİKA ÜZERİNDEN HÜKÜMETE ELEŞTİRİ

Konuşmasında İsrail, Suriye, ABD, Rusya, Yunanistan ve Çin ile ilişkileri de gündeme getiren Dervişoğlu, hükümetin dış politika tercihlerini eleştirdi. Suriye politikasından savunma sanayisi projelerine kadar çeşitli örnekler sıralayan Dervişoğlu, birçok başlıkta “Ne oldu, kandırıldın mı?” sorusunu tekrarladı.

Dervişoğlu, Türkiye’nin güvenlik ve dış politika kararlarının uzun vadeli devlet politikası çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu.

“GÜÇ SENDE”

Konuşmasının son bölümünde yeniden seçmen iradesine ve Cumhuriyet’e vurgu yapan Dervişoğlu, vatandaşlara “Güç sende. Senin olanı sana hatırlatmaya geldim. Sana unutturulanı hatırlatmaya geldim. Yalnız olmadığını göstermeye geldim.” sözleriyle seslendi.

Açtıkları bayrağın bir parti veya makamı temsil etmediğini söyleyen Dervişoğlu, “Bu bayrak, milletin doğru gördüğünü yapma hakkıdır. Milletin hakkı olanı istemesidir. Milletin hürriyetidir. İstiklalidir. Şerefidir. Toprağıdır. Fabrikasıdır. Alın teridir. Ekmek teknesidir.” dedi.

Yunus Emre’nin “Dağlar nice yüksek ise, yol onun üstünden aşar.” sözünü aktaran Dervişoğlu, konuşmasını “Türkiye sahipsiz değil. Türk Milleti yalnız değil. Son bulsun teslimiyet. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın millet.” ifadeleriyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0